Vedat Kosal 1957'de İstanbul'da doğdu. 10 yaşında Cemal Reşit Rey'den piyano ve kompozisyon dersleri almaya başladı. 1972'de orkestrayla ilk konserini vererek bir çok konsere, radyo ve tv kaydına solist olarak iştirak etti. 1975'te kendisine İstanbul Flarmoni Ödülü verildi. Alman Lisesini İstanbul Devlet Konservatuarı'nın yüksek bölümünü bitirdikten sonra Münih Müzik Akademisi'nde Hugo Steurer'nin talebesi oldu. 1982'de Ludwig Hoffman master sınıfından mezun oldu. Çalışmalarını Londra'da Maria Curcio, Halina Czerny-Stefanska ve Reter Feuchtwanger'le sürdürdü. Çeşitli vesilelerle piyanosunu György Cziffra, Jorge Bolet ve bilhassa tesirinde kaldığı Shura Cherkassky'ye dinletti. İtalya'da muhtelif yarışmalarda ödül ve derece aldıktan sonra 1986'da Darmstadt'da II. Federal Alman Shopin Piyano Yarışması'nda ödül alarak aynı zamanda Danimarka tarafından ihdas edilen bir Chopin Sonatın en iyi icracısı ödülüne de (marche funebre'li sonat için) lâyık görüldü. 1979'dan beri Avrupa'da konserler vererek, birçok festivale solist olarak katıldı. Plak (LP) ve CORIOLAN şirketine cd kayıtları yaptı. En son CD'inde Türk Beşleri'nin her birinden eserler yer alıyor. Bilhassa Almanya'da bütün mühim radyo ve tv kurumlarına çoksayıda program yaptı. En mühim kayıtları arasında SWF Tele-Akademie'ye yaptığı Jaun Paul Schumann TV programı, Bavyera Radyo ve Tv'sinin Medientage 1997 Festivali'nde Charles Kalman'ın jübilesinde besteciyle beraber verdiği Kalaniana konseri ve Bavyera Radyosu'na yaptığı bir saatlik Türk Müziği'ni tanıtan programı sayılabilir. 1988'den beri Steinway sanatçısıdır. (New York'ta Carnegie Hall'deki 500.000 inci Steinway piyanosunu imzalayanlar arasında Türkler'den İdil Biret, Güher ve Süher pekinel ile Vedat Kosal bulunuyordu). Herkulessaal, Gasteig gibi büyük salonlarda resital verip, muhtekif orkestralarla çalan Kosal, hakkında Avrupa'da çıkan çok sayıda kritikte bilhassa romantik müziğin, öncelikle Chopin, Schumann, Schubert ve Liszt'in önemli bir yorumcusu olarak kabul edilmesine rağmen, repertuarı Barok'tan modern müziğe kadar her devri kapsamaktadır. Romantik müziğin yanında uzmanlaştığı bir alan da Türk Beşleri'nin ve diğer Türk bestecilerinin eserleriyle, Osmanlı Sarayı'nda Klasik Batı Müziği'dir (padişahların, şehzade ve sultanların ve Musika-ı Hümayûn şeflerinin eserleri). Bir çok besteci kendisine eser ithaf etmiştir. Özellikle Türk ve Osmanlı eserlerinin yanısıra bazı Avrupalı bestecilerin eserlerinin de ilk çalınışını gerçekleştirmiştir. CD'lerindeki eserlerin de mühim bir kısmı dünya prömiyeri mahiyetindedir. Ayrıca müzikoloj, edebiyat ve tarih gibi mevzularda konferanslar verip makaleler yayınlamıştır .
Bibliyografi: Ahmet SAY, The music makers in Turkey
---------------------------------------------------------------
Vedat Kosal was born in istanbul in 1957. When he was ten, he began taking piano and composition lessons from Cemal Reşit Rey. in 1972 he performed with an orc-hestra for the first time to be followed by a series of recitals. He took part as a soloist in several concerts and made radio and TV broadcasts. in 1975 he was awarded the Phil-harmonic Prize in istanbul. Having graduated from the German college and istanbul State Conservatoire, he became a student of Hugo Steurer at the Munich Music Aca-demy. Having worked with Ludwig Hoffman, he obtained his Master's Degree in 1982. He pursued his studies in London with Maria Curcio, Halina Czerny-Stefanska and Peter Feuchtwanger. On various occasions, he found the opportunity to play before György Cziffra, Jorge Bolet and especially in the presence of Shura Cherkassky who had a marked influence on him. in U.S.A. vvhere he was invited, he found encouragement in the sincere compliments of the modern music. Another field in which he mastered was the Western classical music in the Ottoman Palace inclu-ding the works by sultans, princes, princesses and by the commanders of the Muzikây-ı Hümâyûn as well as the works by Turkish composers, and especially by the Turkish Five.
The number of composers who dedicated works to him is considerable. The majör part of the work recorded in CDs should be considered as "first recordings". He has al-so gives lectures and publishes research work on musicol-ogy, literatüre and history.